Atatürk'ün sanat ve sanatçı ile ilgili birçok sözü var. İşte o sözlerden birisi ile yazıma başlamak istiyorum:
"Sanattan anlamayan veya sanatsız kalan bir milletin "hayat damarlarından biri kopmuş" demektir.
Geçtiğimiz gün ayların, belki de yılların emeğiyle ortaya çıkan tuvaller; fırça darbelerinde saklı hikayeler ve sanatçının ruhundan süzülen renklerin yer aldığı bir sergi açılışındaydım.
Ancak salonda birçok kişi tablolara bakmak yerine ne yazık ki fotoğraf çektirme yarışında idi.
Sanatçıların büyük emek vererek meydana getirmiş olduğu eserler sanki birer öksüz çocuk görünümünde duruyordu, onlarla ilgilenen kişi sayısı birkaç kişiyi geçmiyordu.
Siz buraya sanatın estetiğini solumaya mı geldiniz, yoksa çektirdiğiniz fotoğrafları başkalarına göstererek ben de sergi açılışında oradaydım" demek için mi?
Bir başka ifadeyle siz eseri mi görmek için geldiniz, yoksa eserin önünde görünmek için mi?
Telefonunun ekranına bakıp yanındakine "Nasıl poz vermişim ama?" diyerek mutluluğunu ifade eden ya da "düzgün çıkmış mıyım?" diye kontrol eden ziyaretçi, yanındaki esere bir saniyesini bile ayırmadan sergiden de söz edebiliyor.
Sanat için sanaçılar tarafından büyük emekler vererek ürettikleri eserler, bir filtreyle güzelleştirilmeye ihtiyaç duymaz; onlar zaten görmeyi bilen gözler ve sanattan anlayan gerçek sanatseverler için orada yer almışlardır.
Sanata ve sanatçıya hak ettikleri değeri veren bir toplum olmamız dileğiyle.
Sağlıcakla kalınız…