Bir yılı daha ardımızda bırakırken, takvimler yalnızca bir sayıdan ibaret değildir aslında.
Her yeni yıl, umutların tazelendiği, kırgınlıkların geride bırakılmak istendiği, insanın insana daha çok ihtiyaç duyduğunu hatırladığı bir eşiktir.
İşte 2026 da bu eşikten bize gülümseyerek “merhaba” diyor.
Geçmiş yıllar bize çok şey öğretti. En başta da sevginin ne kadar hayati olduğunu. Sevgi, insanı ayakta tutan, toplumu bir arada tutan en güçlü bağdır. Aynı sofrada ekmeği paylaşırken, zor zamanlarda omuz omuza dururken, farklılıklarımızı zenginlik olarak görmeyi başardığımızda sevgi gerçek anlamını bulur. 2026’nın, kalplerimizi biraz daha yumuşattığı, anlayışı çoğalttığı bir yıl olmasını diliyorum.
Saygı ise bu sevginin sessiz ama sağlam temelidir.
Fikirlere, inançlara, emeğe ve insana duyulan saygı…
Birbirimizi dinlemeyi öğrendiğimizde, konuşmadan önce anlamaya çalıştığımızda, toplumsal huzurun da kendiliğinden yeşerdiğini görürüz.
Yeni yılın, daha çok dinleyen, daha az öfkeyle konuşan bir toplum iklimi getirmesini temenni ediyorum.
Bağlılık; aileye, dostluğa, vatana ve ortak değerlere sahip çıkmaktır. Bu topraklar, yüzyıllardır birlik ve dayanışma ruhuyla ayakta durdu. Zor zamanlarda kenetlenmeyi bilen bir milletin evlatları olarak, 2026’da da birbirimize olan bağlılığımızı güçlendirmeliyiz.
Çünkü birlikte güçlü, birlikte umutluyuz.
Ve elbette sağlık…
Sağlık olmadan ne hayaller anlam kazanır ne de yarınlar. 2026’ nın ülkemize ve tüm insanlığa sağlık getirmesini, çocuklarımızın güvenle gülümsediği, büyüklerimizin huzurla yaşadığı günlerin çoğalmasını diliyorum. Sağlıklı bireyler, aydınlık yarınların en güçlü teminatıdır.
Dileğim odur ki 2026; sevginin çoğaldığı, saygının kök saldığı, bağlılığın güç verdiği ve ülkemizin aydınlık yarınlara sağlıkla yürüdüğü bir yıl olsun. Yeni yıl, hepimize umut, huzur ve bereket getirsin.
Hoş geldin 2026…