Ellerinden ağaca arkadan bağlanmış hamile bir kadın ve onun yanında kadının karnındaki bebeğin cinsiyeti konusunda yazı tura atan iki ermeni.
Hali perişan elbisesi yırtılmış ayakları çıplak bu kadıncağızın doğumuna üstelik sayılı günler var.
Ermenilerden biri Rus yapımı tüfeğinin ucundaki kasaturayı çıkartmış bekliyor, diğeri de elindeki parayı havaya atıyordu ve aralarında şu konuşma geçti :
Kasaturalı : Akçik, manç (Kız mı oğlan mı? )
Parayı havaya atan : Akçik (Kız)
Kasaturalı : Oğlan
Kasaturalı elindeki kasaturayla kadının karnını hunharca yarıp ve bebeği çıkarttıktan sonra :
-Tun şahetsar, ınger (Sen kazandın yoldaş)
Parayı havaya atan : Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek ?
Diğeri “Elbette annesi besleyecek” diyerek kasaturayı acı ve kanlar içindeki annenin göğsüne yapıştırıp ve şu sözleri söyledi :
- Mayrig yerahayin zizdur ( Çocuğa meme ver )
Öte yandan askerler iki kesik Azeri kadının başını gövdelerden ayırıp kale direği yapmışlar, top olarak da başı tıraşlı bir çocuğun başını seçmişlerdi. Artık tek kale maç yapmaya başlamışlar, kanlı postallarla sevinç nidaları atarak vahşice koşturuyorlardı.
14 yıl önce 25 şubat 1992 de yaşandı bu olaylar, binlerce Azeri çeşitli yöntemlerle vahşice katledildi.
Testereler kullanıldı, insanların kol ve bacakları diri diri kesildi, anne ve babaların gözleri önünde çocuklar kurşuna dizildi, aynı şekilde çocukların gözü önünde anne babaları hunharca ve zalimce kurşuna dizildi.
Toplam 613 kişi katledildi ve 56 hamile kadının ise karınları yarıldı.
İşte rakamlar :
613 katledilen sayısı
487 Gazi
1275 Esir
Hocalı Bir Soykırımdır.
Hocalı, Ermenilerce Azerbaycan’ da yaşayan Müslüman Türk kardeşlerimize yapılan bir soykırımıdır.
Aslında sadece Azerilere değil bütün dünya insanlığına karşı yapılmış bir katliamdır.
Sebepsizce bir insanı öldürmek, savunmasız insanları acımasız ve vahşice öldürmek bütün insanlığı öldürmektir.
Dik duramayan ama başkaları tarafından dik duruyormuş gibi gösterilen kendilerine dik duruyormuş süsü veren, boynundaki batılı ipiyle gezen, onların ekmeğine yağ sürenler maalesef nedense kulaklarını tıkamakta ve gözlerini kapamakta; ne yazık ki bu katliamı bir türlü kabul etmemektedirler. Ermenilerin şanlı zafer olarak nitelendirdikleri bu soykırımı, bu katliamı bir bakarsınız birileri romanlaştırıp,kitap haline getirirse, hatta ve hatta Nobel ödülü almaya da layık görülürse hiç şaşırmam.
Türk milleti yeryüzünün en şerefli milletlerinden bir tanesidir. Türk milleti tarihte masum insanlara karşı tecavüz, işkence ve saldırıda bulunmayan ender milletlerden bir tanesidir hatta cephede ele geçirdiği esire su veren onların yaralarını tedavi eden asil bir millettir.
Dünya var oldukça Türkler olarak bizler temiz, namuslu ve asil olmayı hiçbir zaman unutmayacağız ve bunu tüm dünyaya göstermeye de devam edeceğiz.
25 Şubat 1992 tarihinde hunharca katledilen 613 cana Allah’ tan rahmetler diliyor; hepinize selam ve saygılarımı sunuyorum.