Oğuz CEVHER


Kime Güveneceksin?


Son yıllarda muhabbetlerde en çok duyduğum sözlerden birisidir,

"Bu devirde kime güveneceksin?" sözü…

Çevremizde sıkça duyduğumuz bir söz;

sıkça duyduğumuz bir serzeniş ifadesi;

"Kime güveneceksin!".. 

Hemen hemen her muhabbette, bahsi geçen bir konudur;

"Kime güveneceksin!".

Muhabbete geçen konu maddi olsun ya da manevi olsun hiç fark etmez;

Önemli olan güven konusu…

İşte günlük hayat akışı içerisinde, güven nedir, güvensizlik nedir hiç fark etmiyor.

Yüzlerde görünen tenlerde taşınan özler başka ise,

Bu durumda kime ya da kimlere güvenebilir ki insan?

Yaşanılan,

Yaşatılan, özellikle de "olumsuzlukları" ihtiva eden mevzularda, söylenir.

Bu devirde;

"Kime güveneceksin?”

Ne diyebilirim ki bu konuda;

Eskiden çok iyi tanıdığım güven” i şimdilerde göremiyorum…

Güven duygusu ne yazık ki maddi ve manevi” bir erozyona uğradı.

Güven,

Güvenilmek.

Güvenilir birisini bulmak.

Emanetini emanet edecek kadar emin bir el bulmak

Dürüst,

Sözüne inanılır,

Sadık,

İtimat edilir kişi bulmak.

Doğru,

Ve gerçekçi insanı bulabilmek çok önemli

 

ve bir o kadar da bulabilmek zor.

Bence bir topluma zarar vermek için

Dış düşmanların, ülkelerin istilalarına, savaş açmalarına filan hiç gerek yok.

Çünkü savaşıyoruz zaten

Ve bu mücadelede de yıkılıyoruz.

Mağlup oluyoruz.

Kime güveneceksin” diye diye.

Bir toplum için

En büyük yıkım ve savaş, yaşanılan  "güvensizliktir".

Manzara ortada....

Bir toplulukta,

Anne, babayı, baba anneyi, evlat ikisini de "gözünü" kırpmadan öldürüyor ise;

Kime güveneceksin?

İşveren yanında çalışanına

işveren işçisine işçi işverenine karşılıklı olarak "güvenmiyor".

Millet,

Devletine, devlet milletine.

Seçmen

Oy vererek meclise taşıdığı, milletvekili yaptığı siyasetçisine.

Güvenmiyor!...

Bu da toplumda çok ciddi bir şekilde güven erozyonu yaşanmasına sebep oluyor.

Güvenilir insanlarla karşılaşmak ve insanlara rahatça güvenebilmek dileğiyle