Dilşat CEVHER


Güzel Dilimize Sahip Çıkalım!...


Türk Dil Kurumu'nun Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932 yılında Atatürk'ün talimatıyla kurulduğunu çoğumuz biliyoruz.

Kuruluş amacının ise Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydan çıkarmak ve onun yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe getirmek olduğu, Kurumun tarihçesinde belirtilmiştir.

Dil, bir milletin duygu ve düşüncelerini ortak kültür ve değerlerini ortaya koyan, geçmişten geleceğe köprü vaziyetinde milletleri birbirine bağlayan duygu ve düşünceleri ifade eden önemli bir iletişim aracıdır.

Peki biz ne yapıyoruz?

Gün geçtikçe topluma, insanlara,  kendimize yabancılaşıyor, yabancı sözcükleri literatürümüze sokarak kendimizden uzaklaşıyoruz.

Ne yazık ki maneviyatımız yok olup gidiyor!...

Şöyle bir etrafınıza bakın...Bir sürü yabancı dilden kelimelerle süslenmiş yabancı tabeleların arasında kaldığınızı görür ve neyi anlatmak istediğimi çok iyi anlarsınız...

İşte bunlardan birkaçı; Pizza hutt, fast food, home store 

Oysa dilimizi kirleteceğimize anlam dolu içeren kelimeleri ve isimleri kullanmamız güzel olmaz mı?

Maalesef yabancı isimleri tercih edip güzel dilimize yazık ediyor ve yabancı sözcüklerin içinde eriyip kayboluyoruz!...

Yabancı kelime ve isimleri kullanmanın getirdiği birtakım avantajlara mı sahip oluruz?

Hayır!...

İşyerimizin adını yabancı isim koyunca daha mı çok kazanırız?

Hayır!...

Olan dilimize oluyor...

Olan kültürümüze oluyor!...

Böylelikle toplumumuzda dilimiz gerektiği gibi kullanılmıyor.

Mesela "aynen" kelimesini çok duyar olduk, sokakta, tv lerde ve hemen hemen her yerde.

Çok kısa bir zamanda epeyce yol aldı bu kelime...

Neredeyse her konuşma arasına giriyor.

Ve illaki onay bekliyor.

Aslında karşıdakinin uzun konuşmasının karşı tarafa durum anlatımı ifadesinin ardından

"pat" diye "aynen" kelimesinin kullanılması hiç hoş olmuyor.

Açıkçası ve bir güvensizlik ve geçiştirme gibi geliyor bana..

Hatta öyle bir durum oluyor ki illa "aynen aynen" iki defa onay vermek neyin derdi anlayamadım açıkçası.

Esasında Türkçemizde kullandığımız anlam ifade eden kesin yargı hükmü ve güven veren bir kelime olan "evet, tabi ki, katılıyorum, doğrudur" kelimeleri ne kadar doğru ve anlamı açıkça ifade eden kelimelerdir.

Ben artık bu ve bunun gibi kelimeleri kullanmamaya karar veriyorum.

E tabi bu kararımın zamanla gerçekleşeceğine eminim.

Lütfen beraber olup, özümüze dönelim, kendimizi taklitlerden yapay kelimelerden uzak tutalım.

Bireysellikten bütünselliğe geçtiğimizde inanın hersey çok daha güzel olacaktır.

Güzel Türkçemize sahip çıkmanız dileğimle...

Sevgiyle kalın...