"İki Yaka Yarım Aşk" Büyükçekmece' de izleyicilerle buluştu

"İki Yaka Yarım Aşk" adlı kısa film Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi' nde gösterime sunuldu.

 

 

Nurdan Tümbek Tekeoğlu’nun dedesinin ve yakınlarının yaşam öykülerinden esinlenerek senaryosunu yazdığı ve yönettiği  “İki Yaka Yarım Aşk’’ adlı kısa film gösterimi Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı.

 

Gösterime ilgi yoğun oldu

 

1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Mübadele Anlaşması gereğince o dönemde yaşananların insanların yaşamlarındaki etkilerini anlatan filme, göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı Büyükçekmece’de büyük ilgi gösterildi. Gösterim öncesi izleyicilere kokteyl verildi. Filmin gösterimini Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, senarist ve yönetmen Nurdan Tümbek Tekeoğlu ve filmin başrolünü paylaşan Selda Alkor ve Sezai Aydın, CHP önceki dönem milletvekili Süleyman Çelebi ile birlikte izledi.



"Mübadele olmasaydı çok daha güçlü bir ülke olacaktık"


O günkü şartların mübadeleyi gerektirdiğini belirten Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, "Mübadele bir gerçektir. O zamana göre olması gerekiyordu. Dünya siyasi tarihinde yerini almamış iki ulus devlet doğuyor. Bir tanesinin adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir tanesinin adı Yunanistan Cumhuriyeti. Bu iki ulus devletin doğmasına neden olan bir büyük savaşın sonunda mezarını, aşkını, tarlasını, ineğini burada bırakıp oraya gidenler, orada bırakıp buraya gelenler büyük bir dramın parçalarıdır. Tabi o günkü şartlarda olması gerekiyordu. Bugünkü şartlarda olmazdı. Eğer mübadele olmasaydı hem Türkiye hem de Yunanistan şu anda olduğundan çok daha güçlü bir ülke olacaktı. İkisi de hata yapmıştır’’ dedi.



“Ne zaman petrol biterse, o zaman savaş ve göç biter”

 

Belediye Başkanı Dr. Akgün bugün Suriye’de yaşanan durumun daha zor olduğunu ifade ederek, ‘’Şu anda Suriye halkının yaşamış olduğu göç sonu bilinmediği için bizim mübadeleden çok daha zor bir göçtür. Mübadelenin sonu biliniyor. Her iki devlet onlara karşılıklı imkan sağlamıştır. Yer vermiştir. Ege Denizi cesetlerle dolu. İşte bu göçün bir sonucudur. Daha çok devam eder. Dünya durduğu müddetçe Ortadoğu’daki savaş bitmez. Ne zaman toprağın altındaki petrol biterse, o zaman savaş ve göç biter’’ dedi.


 

 

 

‘Mübadil olmak çok zor iş’

 

Mübadillerin kendilerine yeniden bir dünya kurmaya çalıştıklarını belirten usta sanatçı Selda Alkor; ‘’Benim için mübadele Lozan Mübadelesi diye geçerdi. Öyle düşünürdüm. Halbuki mübadele ne kadar güç bir olaymış. Aslında ben de bir muhacirim. Ben de bir Çerkez’im. Bu acıyı yaşayan atalarımız var. Daha sonra gelip kendilerine göre ağacı tekrar ekip kök salmasını temin etmeye çalışmışlar. Çiçeklerini ekmişler belki tekrardan çiçek verir diye. Kendilerine yeni bir dünya kurmuşlar. O dünyada yeni nesiller doğmuş, büyümüş. Ama hepsinin kalbinin bir köşesinde bir özlem varmış "Ah ah bizim memleket çok güzeldi’’ diye. Bunu hep söylemişler. Kitaplarında söylemişler, hikayelerinde anlatmışlar. Velhasıl mübadil olmak zor iş’’ diye konuştu.