Gündemde yer alan maddeler müzakere edilerek karara bağlanırken, bazı maddeler ise ilgili komisyonlara sevk edildi.
ABD ve İsrail’e kınama
Gündem maddelerinin görülmesinden önce konuşan Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının bölgede kaygı yarattığına dikkat çekerek; “Temennimiz silahların susması, gerilimin düşmesi ve tarafların bir an önce diplomasi masasına dönmesidir. Biz her koşulda barışın ve sağduyunun yanında olmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği ‘’Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’’ ilkesi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir” ifadesini kullandı.

Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi’nin ardından söz alan CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan ve Ak Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Yazıcı da ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının kabul edilemez olduğunu belirterek, saldırı önemli gün ve haftalara yönelik olarak gruplarının mesajlarını aktardı. ‘’Hukuk hızlı, adil ve şeffaf şekilde işlemelidir’’

“Temennimiz silahların susması, gerilimin düşmesi”
Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kaygıyla takip ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Bölgemizde yine bir savaş hali var. Amerika ile İsrail’in, İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan süreci kaygıyla takip ediyoruz. Bölgemizde yeni bir savaşın fitilinin ateşlenmesini asla doğru bulmuyoruz. Uluslararası hukuku hiçe sayan hiçbir müdahale asla kabul edilemez. Elbette her ülkenin kendi iç yönetimine dair eleştiriler olabilir. Ancak bu ülkenin geleceğine yalnızca o ülkenin halkı karar verir. Dış müdahaleler barış getirmez. Aksine daha büyük acılara yol verir. Bölgemizin huzuru ve istikrarı için ülkemizin güvenliği açısından hayati önemdedir. Temennimiz silahların susması, gerilimin düşmesi ve tarafların bir an önce diplomasi masasına dönmesidir. Biz her koşulda barışın ve sağduyunun yanında olmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği ‘’Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’’ ilkesi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.”
“Masumiyet karinesi, hukukun en temel ilkesidir”
CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan, bugün burada konuşurken Büyükçekmece halkının vicdanını derinden yaralayan bir konuya da değinmek zorundayız. Belediye Başkanı’mız Sayın Hasan Akgün yaklaşık dokuz aydır tutuklu bulunmaktadır. Dokuz ay. Bir insanın hayatında çok uzun bir süre. Ama daha da dikkat çekici olan şudur; Aradan geçen bunca zamana rağmen hala ortada hazırlanmış bir iddianame yoktur. Bu durum sadece hukuki değil, aynı zamanda demokratik açıdan da ciddi bir sorundur. Çünkü hukuk devletlerinde insanlar iddialarla değil, delillerle yargılanır. İnsanlar, belirsizlik içinde aylarca özgürlüklerinden mahrum bırakılmaz. Masumiyet karinesi, hukukun en temel ilkesidir. Bir kişinin suçlu olduğu mahkeme kararıyla kesinleşene kadar herkes masumdur. Fakat bugün gelinen noktada ortada iddianame bile yokken seçilmiş bir belediye başkanının aylarca tutuklu kalması toplumda ciddi bir adalet tartışması yaratmaktadır. Sayın Hasan Akgün, yalnızca bir belediye başkanı değildir. O, bu kentin hafızasıdır. O, bu kentin gelişimine onlarca yılını vermiş bir yerel yöneticidir. Büyükçekmece bugün kültür ve sanatla anılıyorsa, uluslararası festivallerle tanınıyorsa, planlı şehirleşme konusunda örnek gösteriliyorsa, bunda Sayın Hasan Akgün’ün emeği ve vizyonu vardır. Bu kentte yapılan kültür yatırımlarında, eğitim projelerinde, çevre düzenlemelerinde ve sosyal belediyecilik uygulamalarında onun imzası vardır. Bugün burada bulunan herkes çok iyi bilir ki; Büyükçekmece sıradan bir kent değildir. Bu kent, çağdaş belediyeciliğin Türkiye’deki önemli örneklerinden biridir. İşte tam da bu nedenle, dokuz aydır süren bu belirsizlik Büyükçekmece halkının vicdanında derin bir yara açmaktadır. Bizler hukuka saygılıyız. Yargının görevini yapmasına elbette saygı duyuyoruz. Ancak hukukun temel prensiplerinden biri de şudur; Adalet gecikirse, adalet zarar görür. Adalet gecikirse, toplumun vicdanı yaralanır. Adalet gecikirse, demokrasi zedelenir. Bizim beklentimiz çok açık ve nettir. Hukuk hızlı, adil ve şeffaf şekilde işlemelidir. Bu belirsizlik bir an önce sona ermelidir.
“Rıza Can Özdemir’in görevine dönememesi; hukukla, vicdanla, adalet duygusuyla açıklanamaz”
CHP Meclis Üyesi Yusuf Gösterici de gündem dışı söz alarak, Belediye Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı Rıza Can Özdemir’in hala görevine iade edilmemesinin sadece hukuki bir mesele olmadığını ifade ederek şöyle konuştu: “Bugün sizlere, Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcımız, İBB ve Büyükçekmece Meclis Üyemiz Rıza Can Özdemir kardeşimin koltuğundan sesleniyorum. Hiçbir ilgisi olmayan bir yargılamanın içine sürüklenen bir kişinin görevine hala dönememesi artık sadece bir hukuki mesele değildir. Bu durum; halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye, seçme hakkına ve temsil gücüne konulmuş açık bir ipotektir. Aynı dosyada yargılanan, Avcılar’da memur statüsündeki başkan yardımcısı arkadaşımız tahliye olduğunda nasıl görevine başlayabildiyse halkın oyuyla seçilmiş Meclis Üyemiz Rıza Can Özdemir’in görevine dönememesi; hukukla, vicdanla, adalet duygusuyla açıklanamaz. Bu yalnızca bir kişiye değil, ona oy veren her bir vatandaşımıza dokunan bir haksızlıktır. Seçilmiş bir kişinin koltuğundan koparılması, aslında o koltuğu emanet eden halkın yüreğine vurulan bir darbedir. Çünkü o halk, sandık başında verdiği sözün hiçe sayıldığını hisseder. Bu vesileyle; Rıza Can Özdemir kardeşimizin bir an önce görevine iade edilmesini, 276 gündür tutuklu bulunan, ömrünün 50 yılını bu memlekete adamış Büyükçekmece Belediye Başkanı’mız Dr. Hasan Akgün’ün ve Başkan Yardımcı’mız Ömer Kazancı’nın iddianamesinin ivedilikle hazırlanmasını, Başta Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Değerli Kardeşim Ahmet Şahin, Belediye Başkanlarımız, Bürokratlarımız ve tüm yol arkadaşlarımızın tutuksuz yargılanmalarını talep ediyoruz.’’