Yazı Detayı
27 Kasım 2015 - Cuma 03:37
 
MEHMET AKİF ve İSTİKLAL MARŞI
Oğuz CEVHER
beyhaber34@gmail.com
 
 

26 Aralık (Bugün) Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 76.yılı….

Bu topraklar üzerinde Mehmet Akif gibi bir çok değerli insan yaşamıştır.

İşte bu değerleri unutmamak, onların bıraktığı değerleri yaşatmak, fikirlerini, eserlerini, kişiliğini ,edebi kimliğini bugünkü nesillere anlatmak hepimizin ortak sorumluluğu olmalıdır.

 “Mehmet Akif kimdir?” diye sorulduğu zaman,

İstiklal marşının yazarı olduğunu çoğunuz bilirsiniz?

Ne yazık ki onu tanıyan, onun nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu bilenlerin sayısı ise oldukça azdır.

Mehmet Akif, Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunduğunda orada bulunan mebusların ayağa kalkarak dinlediği milli marşın yazarıdır.

Mehmet Akif, Milletimizin en önemli millî mutabakat metni olan İstiklal Marşımızın yazarı ve yüreklerimizi titreten şiirin edibidir.

Mehmet Akif, şiir yazmaya öğrencilik yıllarında başlar.

Yayımlanan ilk şiiri “Kur'an'a Hitap” başlığını taşır.

Hikayelerinde halkın dert ve sıkıntılarını anlatmaya başlamış, Balkan Savaşı yıllarından itibaren de destansı şiirler yazmaya yönelmiştir.

İlk büyük destanı,

“Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.”

dizeleriyle bitirdiği ''Çanakkale Şehitleri'ne'' başlıklı şiiridir.

Büyük Şair Mehmet Akif’in “Safahat” adı altında toplanan şiirleri, 7 kitaptan oluşmuştur.

Akif, İstiklal Marşı'nı ise Safahat'a dahil etmemiş onu özellikle ayırmıştır.

Sebebini ise kendisi şöyle açıklamıştır:

 ''Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm''

Bir milletin tarihini bilmemesi o milletin yıkımını sağlar Bireyler adı soyadı, anne ve babası ile anılır.

Ancak milletler öyle değildir.

Çünkü milletler atalarıyla ve tarihi ile anılır.

Bu çok doğru bir sözdür.

“Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdurlar.”

Dilerseniz Mehmet Akif’in hayatını birkaç cümle ile özetleyelim.

Mehmet Akif’in hayatı  çilelerle dolu geçmiştir.

Mehmet Akif, cephede beraber koşturduğu Mecliste birlikte çalıştığı arkadaşları o günün şartlarında maddi refah içinde yaşarken o İstiklal Marşı ödülünü bile reddetmiştir,

Kendisine ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai Vakfı’na bağışlamıştır.

Ancak ihtiyacı varken ve sunulan bu ödülü alması gerekirken parayı kabul etmemiştir.

Günümüzde Akif gibi insan var mıdır?

İşte Mehmet Akif’in bu davranışı karşısında arkadaşları hayretler içinde kalmış, parayı alması için çaba sarf edenler de onu bir türlü  ikna edememişlerdir.

Ancak ne yazık ki;

İstiklal Marşı Şairi, dava ve fikir adamı Mehmet Akif Ersoy’un çocukları bütün hayatlarını büyük bir yoksulluk ve sefalet içinde geçirerek göç ettiler bu dünyadan…

Mehmet Akif’in büyük oğlu Emin Ersoy askerlik görevini yaptığı sırada, koğuştaki arkadaşlarına Kur’an okuyup tefsir ettiği gerekçesiyle Divan-ı Harbe verilir.

Tutuklanır cezasını çeker. Suçu Kuran- Kerim okumaktır.

Uzun yıllar yoksulluk içinde yaşar, bunalıma girer daha sonra da Beşiktaş’ta bir çöp kutusunun yanında ölü bulunur.

Sadece Mehmet Akif değil, çocukları da tıpkı kendisi gibi acılar çekmiştir.

İşte Mehmet Akif Ersoy gibi kendisini bayrağına, vatanına milletine adamış, birçok değerli isim var.

Onların adına tarihte başarılarla dolu bir sayfa açıldı ama ne yazık ki; hak etmediklerini yaşadılar, gerektiği gibi ilgi görmediler. Tarihe çileli hayatlarıyla da geçtiler.

Bu nedenle bu değerli isimleri rahmetle ve minnetle yad ediyorum.

"Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!” diyor,

merhum Mehmet Akif Ersoy'u, vefatının 76. yıldönümünde bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

 

 
Etiketler: MEHMET, AKİF, ve, İSTİKLAL, MARŞI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Kasım 2017
Memleketten Manzaralar!...
07 Kasım 2017
Nankörler Teşekkür Etmeyi Bilmez...
16 Eylül 2017
Belediye Basın Görevlileri "Görevinizi Adam Gibi Yapın"
10 Eylül 2017
Kutlama Bir Avuç Sivaslıyla Olmamalıydı!...
27 Ağustos 2017
Çatalca'da Sertap Erener, Başkan Cem Kara'ya çok ayıp etti
14 Temmuz 2017
Neden Noktalı - Yorum ?
07 Haziran 2017
Ölüm Sevgiliyi Sevgiliye Kavuşturan Bir Köprüdür
02 Şubat 2017
"Kendini beğenenlere resmen hasta denir"
10 Aralık 2016
“Dünya İnsan Hakları Günü Kutlu Olsun“ diyemiyorum...
06 Mayıs 2016
Aydın Tansel'i Bir Kere Daha Rahmetle Anıyorum
01 Nisan 2016
1 Nisan Şaka Değil“ Kaka Günüdür
22 Mart 2016
Beylikdüzü'nde 100 kadar kişi 'Teröre lanet" için biraradaydı
22 Şubat 2016
Hocalı Katliamını Unutmadık...
27 Kasım 2015
GÜN BİRLİK VE BERABERLİK GÜNÜ
27 Kasım 2015
Hocalı Katliamı Resmen Bir Ermeni Soykırımıdır
27 Kasım 2015
SİZ HİÇ TARHANA YEDİNİZ Mİ?
27 Kasım 2015
Beni Trafik Cezası Değil Senin Davranışların Üzdü Memur bey
27 Kasım 2015
Kime Güveneceksin? “
27 Kasım 2015
Sen Önce Askerliğini Yap!...
27 Kasım 2015
Beylikdüzü Belediyesi'nden bir kişi yoktu.
27 Kasım 2015
“Ben Ne Müdürler Gördüm Altında Koltuk Yoktu, Ne Koltuklar Gördüm Üstünde Müdür Yoktu
27 Kasım 2015
"Adıgüzel" Yaptığı İse Çirkin
27 Kasım 2015
Sayın Uzun Kitap sessiz ortamda okunur
27 Kasım 2015
İNSAN UTANIR BE!...
27 Kasım 2015
Milli marş bir ülke için önemlidir
27 Kasım 2015
OKKAN'IN 12. MUMCU'NUN 20.YILDÖNÜMÜ
27 Kasım 2015
KAÇAKLAR-KAÇAKÇILAR
27 Kasım 2015
Günümüzde “"Sağ”" ın Önemi
27 Kasım 2015
TARİHTE SARIKAMIŞ FACİASI
27 Kasım 2015
Büyükçekmece Belediyesi İlçede Çehreyi Değiştirdi mi?
25 Kasım 2015
Nur İçinde Yat Arif Nihat Asya...
24 Kasım 2015
Noktalamaya Devam...
08 Nisan 2014
Meclis Toplantısı Bir Sunucu Bir Hikayeyle Başladı
02 Nisan 2014
Yusuf Uzun Sana Hiç Yakışmadı
25 Şubat 2014
Beylikdüzü'nde Başkan Vehbi Orakçı Olmalı
24 Eylül 2012
Çorbaya Gel Çorbaya!
15 Temmuz 2012
Sahte Ve Sahtekarlıklar
Haber Yazılımı